Archive | Haberler ve Yazılar

GDO izinleri iptal edilsin

Fransa’da yapılan ve GDO’ların zararlarını açığa çıkaran araştırma, GDO izinlerinin iptal edilip edilmeyeceği sorusunu gündeme getirdi.

Fransa’da yapılan yeni bir araştırma, GDO’ların zararlarını gözler önüne serdi. Caen Üniversitesi’nden Profesör Doktor Gilles-Eric Seralini’nin iki yıllık araştırması, kısa vadeli testlerden çok daha tehlikeli ve ciddi sonuçları ortaya çıkardı. Bugüne kadar GDO’larla ilgili yapılan en uzun süreli ve en kapsamlı klinik testte, farelerde çoklu organ büyümeleri, tümör ve kansere rastlandı.

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Greenpeace Akdeniz Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinç: “Bugüne kadar hep kısa süreli klinik testlerin GDO’ların etkilerini ortaya koymaya yetmeyeceğini savunduk. Ancak biyoteknoloji şirketleri icat ettikleri GDO’ları sadece üç aylık klinik testlere tabi tutuyorlardı. GDO’lara verilen izinler de tüm itirazlarımıza rağmen bu kısa süreli testlere dayandırılıyordu. Oysa Prof. Seralini’nin deneyinde farelerde 13.aydan sonra kanser vakaları görülmeye başlanmıştır. Bu araştırma, üç aylık klinik çalışmalara dayandırılarak verilen tüm GDO izinlerinin kategorik olarak iptalini gerektirmektedir. Yapılan bilimsel çalışmada Monsanto’nun ürettiği NK603 adıyla anılan genetiği değiştirilmiş mısır çeşidinin kullanıldığını görüyoruz. Sonuçlar NK603 geninin tümör, kanser, organ büyümeleri gibi etkilerinin olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de gerek bu çeşide, gerekse bu çeşidi içeren dört melez genetiği değiştirilmiş mısır çeşidine geçtiğimiz Kasım ayında izin verilmişti. Bu beş çeşide verilen izinlerin hemen iptal edilip, ithalatlarının da  acilen durudurulması gerekmektedir. Aynı zamanda glifosat içeren, yani yabani ot ilaçlarına dayanıklı olması için geliştirilen GDO’lara verilen izinler de iptal edilmeli. Bu araştırmadan sonra GDO’lu yemle beslenen tavuklara, ineklere mi üzülelim, yoksa onların ürünlerini tükettiğimiz için kendimize mi üzülelim şaşırdık. Biz diyoruz ki, bu araştırmanın ışığında Bakanlık ve Biyogüvenlik Kurulu inekleri kanser, içtiğimiz sütü de bize zehir etmesin, bunun yerine verdiği GDO izinlerini iptal etsin” dedi.

Potansiyel ve çok ciddi, geri dönüşü olmayan çevresel etkileri nedeniyle kaşıdır. Greenpeace’e göre, hiçbir bir GDO testi, bu ürünlerin insan ve hayvanlar açısından güvenli olduğunu garanti edemez.

ntvmsnbc.com

[Facebook] [Twitter] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]

Posted in Haberler ve Yazılar0 Comments

Su kıtlığı yaklaşıyor

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Karaaslan, 2050 yılında 9,3 milyarlık dünya nüfusunda, 7 milyar insanın su kıtlığıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtti.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Karaaslan, KSÜ ile İstanbul Üniversitesi (İÜ) işbirliğinde Cahit Zarifoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen ”Uluslararası İklim Değişikliği, Orman ve Su Etkileşimleri” çalıştayında yaptığı konuşmada, küresel ısınmanın 50 yıldır saptanabilir duruma geldiğini ifade etti.

20. yüzyılda dünyanın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığının 0,6 derece arttığını aktaran Karaaslan, şunları kaydetti:

”İklim değişiminde yaygın bilimsel görüş, ‘son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde fark edilebilir etkiler oluşturduğu’ yönündedir. Su, sonsuz bir kaynak değildir. Su talebinin artması, su kaynaklarının kirletilmesi ve kötü yönetilmesi, suyu giderek daha kıt bir kaynak haline getirmektedir. Bugün insanlık, dünyadaki toplam temiz ve tatlı suyun yaklaşık yüzde 67’sini tarımda, yüzde 23’ünü endüstride ve yüzde 10’unu da konutlarda kullanmaktadır.”

Dünya nüfusunun yüzde 40’ının su sıkıntısı içinde yaşadığını dile getiren Karaaslan, küresel ısınmanın yanı sıra su tüketiminin nüfusa oranla 3 kat artmasının su sıkıntısı çeken nüfusun hızla artmasına neden olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

”2050 yılında 9,3 milyarlık dünya nüfusunda, 7 milyar insanın su kıtlığıyla karşı karşıya kalması bekleniyor. Bizler, emanet aldığımız dünyanın kirlenmesini önleyerek, üzerimize düşen insani görevi mutlaka yerine getirmeliyiz. Ayrıca, ‘kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz’ diye yol gösteren sese de kulak vermeliyiz.”

KSÜ Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Bektaş ise dünyanın yaklaşık 5 milyon yıl yaşında olduğunu hatırlatarak, ”Ancak yalnızca bir milyon yıllık bir geçmişe sahip olan insanoğlunun doğal alanlar üzerindeki etkisi yaklaşık 250 yıl önce başlayan endüstri çağıyla en yüksek düzeye ulaştı” dedi.

Bektaş, şöyle konuştu: ”19. yüzyıldan itibaren gelişen endüstri, hızlı nüfus artışı, artan nüfusun gereksinimlerinin yükselmesi, tarım topraklarının yetersiz kalmasıyla orman alanlarının tarım alanlarına dönüştürülmesi, kentlerin hızlı ve plansız biçimde genişlemesi doğal çevreyi büyük kayıplara uğrattı. Bunun sonucunda dünya genelinde bir zamanlar 8 milyar hektar olan orman alanı bugün yüzde 50 azalarak 4 milyar hektara geriledi.”

Bektaş, bundan 2 asır öncesine kadar insanlığın karşısındaki en önemli sorunun savaş, göç ve yoksulluk olduğunu ancak bugün buna çevre kirliliği, iklim değişikliği, açlık, susuzluk ve küresel ısınma gibi yeni tehditlerin eklendiğini sözlerine ekledi.

[Facebook] [Twitter] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]

Posted in Haberler ve Yazılar0 Comments

Kazdağları’nda yangın bitmiyor!

Kazdağları’nın Havran ilçesi sınırlarında çıkan orman yangınının büyük oranda kontrol altına alındığı ve yaklaşık 500 hektarlık bir alanı etkilediği bildirildi.

Balıkesir Orman Bölge Müdürü Recep Ateş, dün öğleden sonra çıkan orman yangınının, gece saatlerinde saatteki hızı 76 kilometreye ulaşan rüzgar nedeniyle kontrol altına alınamadığını ve büyüdüğünü söyledi.

Rüzgarın söndürme çalışmalarını kesintiye uğrattığını ve ekiplerin zor şartlar altında yangına müdahale ettiğini dile getiren Ateş, şöyle konuştu:”Rüzgarın hızının azalması ve havadan müdahale edilmeye başlanmasıyla yangını büyük oranda kontrol altına aldık. Bir iki hassas nokta var. Tehlike arz edebileceğimiz yerler olduğu için üzerinde çalışıyoruz. Şimdilik büyük sıkıntı görünmüyor. Yaklaşık 500 hektara yakın alanı etkiledi. Zarar gören alan içinde tarım arazileri ve zeytinlikler de var. Ormanlık alanda yanmadan geçen bölümler de var. Kesin hasar, soğutma çalışmalarının sonucunda belli olacak.”

Ateş, yangınla ilgili soruşturmanın sürdüğünü ifade ederek, ”Tahminlerimiz, yangına bir tarla kenarında yakılan ateşin yol açtığı yönünde. Yani yangının bir tarla kenarından başladığını tahmin ediyoruz. Araştırmalarımız sürüyor. Daha derin boyutlu araştırmalar sonucunda yangının kesin çıkış sebebi ortaya çıkacak” dedi.

Recep Ateş, havadan ve karadan soğutma çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi.Gece boyunca aralıklarla karadan müdahale edilen yangın söndürme çalışmalarına, sabahın ilk ışıklarından itibaren uçak ve helikopterlerle devam edildi.

[Facebook] [Twitter] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]

Posted in Haberler ve Yazılar0 Comments

Küresel ısınma büyük sorun

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu, küresel ısınmanın yaşadıkları dönem içinde büyük bir sorun haline geldiğini belirtti. Eski dönemlerde 150 yılda meydana gelen ısı değişikliğinin günümüzde 15 yılda gerçekleştiğini kaydeden Gümrükçüoğlu, “Bu durum, iyi bir dünya bırakmanın ötesinde bir varoluş savaşı vermesi anlamına geliyor. Dünya tarihine baktığımız da iklimler defalarca kez değişmiş. Ama bugün yaşadığımız ve problem haline gelmiş olan küresel ısınma çok hızlı bir değişimi gerçekleştirdiği için büyük sorun haline gelmiş durumdadır. Ortalama olarak, +1 derece dünyanın ısısını artırmış durumdayız.”

Atmosferin kirletilmesinin, küresel ısınmanın nedenini oluşturduğunu anlatan Gümrükçüoğlu, “Son dönem de milyonlarca yıldır toprağın altında birikmiş karbon dediğimiz kömürü, petrolü son 150-200 yıl içerisinde çıkarttık, birden bire hepsini yaktık, hepsini bitirmedik ama çok hızlı bir şekilde yaktık. Bundan çıkan karbonun hepsi atmosfere gitti ve atmosferde karbon kolay kolay kaybolmuyor. Ortalama karbondioksitin atmosferde kalma süresi 200 yıldır. Yani 200 yıl önceki verdiğimiz karbon da atmosferde duruyor hâlâ. Bunlar güneşten gelen ışınları atmosfere yansırken kuzeye kaçmasını engelleyip tutuyorlar. Tuttuğu zaman da şemsiye gibi dünyanın daha fazla ısınmasına neden oluyor.” şeklinde konuştu.

‘SUYUN DÖNGÜSÜNÜ BOZDUK’

Karbon emisyonlarının azaltılması gerektiğini vurgulayan Gümrükçüoğlu, küresel ısınmanın sonuçlarıyla ilgili şunları kaydetti; “Çok şiddetli yağışlar, çok yüksek aşırı sıcaklıklar yani ölümlere neden olabilecek sıcaklık dalgaları. Bunların hepsi ekstrem hava olayları, meteorolojik olaylar. Daha önce hiç görülmemiş şiddetli kasırgalar, olanı yok edecek şiddetli kasırgalar küresel ısınmanın göstergeleri. Yeni dünyada bütün yağışların kesilmesi her yerin kurak olması, sıcak olması mümkün değil. Çünkü bir su var ve o suyun dengesi var. O suyu yok edemezsiniz, dünya içerisinde sürekli döngü halinde döner. Suyun bir damlası ne atmosfere, ne de uzaya kaçmıyor. Yer altında da yok olmuyor, sürekli dönüyor. Ama biz o dönerken suyun döngüsünü bozduk.”

SEL VE KURAKLIKLARDAN TÜRKİYE DE ETKİLENDİ

Sel ve kuraklıklardan Türkiye’nin de etkilendiğini belirten Gümrükçüoğlu, “Okyanus kıyısına uzak olmamıza rağmen, bu tür olaylardan deniz kıyısındaki ülkeler daha kolay etkileniyor. Ama artık hiçbir şekilde karaların ortasında büyük hortumlar görünmezken görünmeye başladı. Uzun zamandır Akdeniz üzerinde bu tür olaylar görünmeye başladı. Bu olayları meteorolojik olaylara yüklemek yerine artık tolere edilebilecek önlemler alınması gerekir. Ama biz Karadeniz’in bütün derelerinin önüne kocaman bir yol yapıyoruz, rahat rahat otomobillerle ulaşım sağlayalım diye. Karadeniz’de sel olması içler acısı bir durum. Çünkü bütün dereler tamamen denize çıkıyor. Ama biz bunların önünü kapattığımızda can kaybını önleyemeyiz.” ifadesini kullandı.

[Facebook] [Twitter] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]

Posted in Haberler ve Yazılar0 Comments

Alanya’da orman yanıyor

Alanya’da geçen çarşamba günü başlayan ve halen kontrol altına alınamayan orman yangınında şu ana kadar 150 hektar kızılçam ormanı zarar gördü.Güzelbağ Beldesindeki yangın soğutma çalışması sürerken Alara Vadisi’ndeki yangın halen söndürülemedi.Antalya Orman Bölge Müdürü Ali Gökçöl, Güzelbağ beldesindeki Alara Vadisi’nde zarar gören alanın net miktarının yangın söndükten sonra yapılacak incelemelerin ardından belli olacağını söyledi. Gökçel, farklı noktalardan müdahale edilen yangının Bayır köyü yerleşim alanına yönelen kısmının ise köye 300 metre kala kontrol altına alındığını belirtti.

Yangına, Alanya, Anamur, Mersin, Kaş, Bucak, Eğirdir, Denizli, Karaman ve Afyonkarahisar Orman İşletme Müdürlüklerine bağlı ekiplerin, 50 arazöz ve iş makineleriyle müdahalesi sürüyor. 250 orman işçisi ve gönüllülerin görev aldığı söndürme çalışmalarına 6 helikopter ve 3 söndürme uçağı havadan destek veriyor. Yangın söndürme çalışmaları sırasında Isparta Orman Bölge Müdürlüğü’nde çalışan Süleyman Aktay dumandan zehirlendi. İlk müdahalesinde ambulansta oksijen maskesi takılan Aktay, Alanya Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Afyonkarahisar Orman Bölge Müdürlüğü’nde görevli orman muhafaza memuru Resul Eren ise söndürme çalışmaları sırasında kayalardan düşerek yaralandı. Ayağında ve kolunda derin kesikler oluşan Eren’e, yangın alanında hazır bekleyen sağlık ekipleri müdahale etti.

Yangına müdahale eden yangın söndürme uçağı, denizden su aldıktan sonra depo kapağının arızalanması sonucu havalanamadı. Orman Genel Müdürlüğü’nün Türk Hava Kurumu’ndan kiraladığı “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 9′ adlı uçak, Payallar beldesi açıklarında arıza yaptı. Bir süre denizde yol aldıktan sonra kıyıya yönelen uçak, daha sonra durdu. Tamir edilen uçak tekrar çalışmalara katıldı.

[Facebook] [Twitter] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]

Posted in Haberler ve Yazılar0 Comments

Manyas Kuşcenneti ölüyor

CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, Avrupa Konseyi tarafından A Sınıf diplomayla ödüllendirilen Manyas Kuşcenneti’ndeki çevre kirliliğine dikkat çekmek için basın toplantısı düzenledi. Balık ve kuşların ölümüne neden olan dere yataklarını gazetecilerle dolaşan Havutça, konuyu TBMM’ne taşıyacağını duyurdu.

CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, Basın açıklamasında, Manyas Kuşcenneti’nin, Türkiye’nin Uluslararası A sınıf diplomaya sahip önemli coğrafi miraslarından biri olduğunu hatırlattı. Havutcça, şöyle dedi:

“Özel olarak koruma altına alınan 2 bin hektarlık bu alana gözümüz gibi bakmamız gerekiyor. Ne yazık ki, çevrede bulunan tesisler, ticari kaygılarından dolayı arıtma tesislerini çalıştırmıyor, milli parkı kirletiyor, zehirliyorlar.”

Tesislerini arıtmayan fabrika ve tesislerin yönetcilerine çağrıda bulunan CHP Milletvekili Namık Havutça, şöyle devam etti:

“Gelin cezai müeyyidelerin ötesinde insani bir sorumlulukla Kuşcenneti Milli Parkı’nı, temiz bir şekilde yarınlara taşıyacak tedbirleri birlikte alalım. Doğayı kirlettiğimizde geriye dönüşü olmayan tahribatlar oluşmaktadır. Kuşcenneti Milli Park’ının geçmişte kirlilik sebebiyle elindeki A sınıf diploması dondurulmuştu. Bunu almak için çok büyük çaba sarf ettik. Milli parkın diploması tekrar geri alınırsa, bunun bedelini kimse ödeyemez. Buradan iş adamlarını uyarıyoruz. Biz bu konuyu ciddiyetle takip edeceğiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevlilerine buradan soruyorum. Sizin göreviniz nedir? Kuşcenneti Milli Parkına oluk oluk zehir akıyor, balıklar ölüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ne iş yapıyor? Bakanlık yetkilileri neden denetleme yetkisini kullanmıyor? Yetkilileri bir an önce Kuşcenneti Milli Parkı’nı korumaya davet ediyoruz. Önümüzdeki günlerde Kuşcenneti Milli Parkındaki çevre kirliliğini vereceğim önergelerleTBMM’ne taşıyacağım.”
Göçmen kuşların uğrak yeri olan Manyas Kuş Cenneti her yıl 250 türden 3 milyondan fazla kuşa ev sahipliği yapıyor.

[Facebook] [Twitter] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]

Posted in Haberler ve Yazılar0 Comments

Antalya’da HES tepkisi

Manavgat’ın Ahmetler Köyü’nde sivil toplum kuruluşları, çevreciler ve köylülerden oluşan bir grup, Ahmetler Kanyonu’nda yapılması planlanan hidroelektrik santralini protesto etti.

Manavgat’ın Ahmetler Köyü’nde yer alan ve doğal güzelliğiyle dünyanın sayılı kanyonları arasında gösterilen Ahmetler Kanyonu üzerine hidroelektrik santrali kurulacak olması, köy halkının tepkisini çekti.

Köylüler, santralin dünyanın sayılı kanyonları arasında gösterilen bölgeye zarar vereceğini söyledi. Bölgeye gelerek durumu protesto eden kadın erkek, genç yaşlı ve çocuklara, sivil toplum örgütleri ile çevreciler de destek verdi. Ellerinde bayraklar ve Atatürk posterleri taşıyan köylüler, ‘paralar sizindir sular bizim’, ‘dereler coşacak, HES’ler yıkılacak’, ‘su temel haktır, satılamaz’ yazılı dövizlerle durumu protesto etti. Jandarma ekipleri de çevrede geniş güvenlik önlemi aldı.

Köylüler adına konuşan Avukat Ramazan Ecevitoğlu, köyün tarımsal su ihtiyacını söz konusu yerden karşıladığını belirterek, santralin yapılmasının ardından suyun sadece yüzde 10’unun kanyon yatağına bırakılacağını söyledi. Ecevitoğlu, “Bu hatadan dönülsün ve HES’lerin elektriği Türkiye’yi çarpmasın” dedi.

Ahmet Köyü sınırlarında ve köy halkının yaşam alanında bulunan kanyonda yapılması planlanan regülatör ve HES inşaatına bugünlerde başlanacağını belirten Ecevitoğlu, “HES, insan haklarına, Anayasa’ya, Türkiye Cumhuriyeti’nin de tanıdığı uluslar arası sözleşmelere, doğal hayatın korunmasına ilişkin temel ilkelere aykırıdır. HES ile Ahmetler Köyü ve çevre köylerin su ihtiyacını gidermesi olanaksızlaşacak. 12 kilometre uzunluğundaki kanyonda, yaşam sona erecek” diye konuştu.

HES’in yapım sürecinde köy halkının görüşünün alınmadığını, tahsis işlemleri tamamlandıktan sonra muhtarlığın bilgilendirildiğini anlatan Ecevitoğlu, “ÇED raporu hazırlanması zorunluluğu, asıl sözleşmeden 3 yıl sonra yapılan ek bir sözleşme ile bertaraf edildi. Yani kanuna karşı yapılan açık bir hile ile kanyon ve çevresinde insani ve doğal yönden geniş kapsamlı bir inceleme yapılmadan HES izni verildi. Elektrik enerjisi sıkıntısı hangi boyutta olursa olsun, kanyonda HES yapılamaz” dedi. Açıklamaların ardından grup üyeleri, çeşitli sloganlar atarak olaysız bir şekilde dağıldı.

[Facebook] [Twitter] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]

Posted in Haberler ve Yazılar0 Comments

Atık yağı muhtarlar toplayacak

Çorum’da ev kadınlarının kullandıkları bitkisel atık yağlar, merkeze bağlı 14 muhtarlığa dağıtılan Bitkisel Atık Yağ Toplama (BAYTOM) makineleriyle toplanacak.

Çorumlu kimya öğretmeni Erol Tonga’nın fikir sahibi olduğu projeyle üretilen BAYTOM, İskilipli Atıf Hoca Parkı’nda düzenlenen törenle Çorum’daki 14 muhtarlığa dağıtıldı.Dağıtım törenine Çorum Valisi Nurullah Çakır, AK Parti Çorum milletvekilleri Salim Uslu ve Cahit Bağcı, Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, AK Parti İl Başkanı Ahmet Sami Ceylan ve muhtarlar katıldı.Burada konuşan Belediye Başkanı Külcü, belediye olarak bir yandan alt ve üst yapı çalışmalarını sürdürdüklerini bir yandan da doğal çevreyi korumak için çalıştıklarını söyledi.

Gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir Çorum bırakmayı hedeflediklerini belirten Külcü, ”Çevrenin korunmasına hemşehrimizin icat ettiği atık yağ toplama makineleriyle katkı sağlayacağız. Farkındalık oluşturmak için merkezdeki tüm muhtarlıklarımıza bu makinelerden dağıtacağız. Evinde atık yağları biriktiren ev hanımlarımız yağları bu makinelere dökecek. Bilimsel verilere göre 1 litre atık yağ 1 milyon metreküp deniz suyunu kirletmekte. Farkında olmadan atık yağlarla çevreye çok büyük zarar veriyoruz” dedi.

Toplanacak atık yağların biyogaz üreten firmalar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Çorumlu mucit Erol Tonga’nın bitkisel atık yağların yol açtığı tahribatı önlemek için icat ettiği BAYTOM’lar Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’ya da ihraç edilmeye başlanmıştı.

[Facebook] [Twitter] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]

Posted in Haberler ve Yazılar0 Comments

Çevreci Otel

Dünyanın en çevreci ilk 15 oteli arasına girmeyi başaran Haliç’teki Hilton Garden Inn Istanbul Golden Horn’a mucit KOBİ’ler imza attı. 1 milyon oteli geride bırakarak çevresel sürdürülebilirlik ödülü olan ‘Gold’ sertifikasını alan otelin yüzde 70’i geri dönüşebiliyor. Otelin geri kalan kısmında ise geri dönüşümden elde edilen ürünler kullanıldı. Yağmur sularının da değerlendirildiği otelde, yüzde 40 su tasarrufu sağlandı. Su tüketimini azaltmak için peyzaj alanlarında az su tüketimine önem verildi. Yerel koşullarına adaptasyon özelliği olan bitkiler tercih edildi. Verimli bir sistem kullanılarak da çevre sulamasında yüzde 67 su tasarrufu gerçekleştirildi.

ÇEVRECİ TEKNOLOJİ 
Projenin arkasında mucit KOBİ’lerin sayısız imzası var. Hilton Garden Inn İstanbul’un yatırımcısı Amplio Emlak Yönetim Kurulu Başkanı Alaeddin Babaoğlu “Dünyada bu otelden sadece 15 adet var. Otelde Türkiye’nin yenilikçi şirketlerinin ve Türk mühendislerin imzası bulunuyor. Ayrıce çevre duyarlılığı alanında geliştirdiğimiz teknolojilerin birçoğu ilk olma özelliği taşıyor” dedi. Enerji tasarrufu için binanın güneş ışığı alabilme konumunu ve tasarımını özel olarak dizayn ettiklerini de belirten Babaoğlu, “Çatı bölümüne konumlandırılan gizli solar paneller sayesinde sıcak su ihtiyacını 6 ay boyunca güneş enerjisi ile temin ediyoruz” diye konuştu.

YENİ FİKİRLER GELİŞTİRDİ

  • Otel inşaatında kullanılan yapı malzemeleri başta olmak üzere mobilyalara kadar tüm öğelerde yüzde 70 geri dönüşebilme kıstası arandı.
  •  Otelde oluşan atıklar (kağıt, metal, cam, organik) Beyoğlu Belediyesi’nin geri dönüşüm programı altında özel araçlar ile toplanıyor.
  •  Yeni enerji teknolojileriyle yüzde 50’ye yakın tasarruf sağlanıyor. Böylece çevre kirliliğinin önüne geçiliyor.
  •  Özel peyzaj ve kanal sistemleri sayesinde yağmur suları otelde yüzde 40 su tasarrufu sağlıyor.
  •  Su tüketimini daha da azaltmak için, otel projesinde, yerel ve ortam koşullarına adaptasyon özelliği olan bitkiler tercih edildi. Verimli bir sulama sistemi kullanılarak çevre sulamalarında yüzde 67 su tasarrufu gerçekleştirildi.

TEŞVİK SÖZLÜĞÜ

TÜBİTAK’tan 300 bin TL destek
TÜBİTAK’ın Teknoloji Transferi Destek Programı KOBİ’lerin projelerine destek sağlıyor. Destek miktarı projenin niteliğine göre belirleniyor. Proje bütçesinin yüzde 75’i TÜBİ- TAK, geriye kalan yüzde 25’i ise KOBİ tarafından karşılanıyor. Proje bütçesi için üst sınır 300 bin TL olarak belirlenmiş durumsda. Ayrıca projede görev alacak personele ek ödenek alma imkânı da sunuluyor.

Ayrıntılı bilgi için: www.tubitak.gov.tr

[Facebook] [Twitter] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]

Posted in Haberler ve Yazılar0 Comments

Damacana sularda mikrop çıktı

Bir televizyon kanalı, İstanbul’da piyasada satılan 19 litrelik damacana sulardan numuneler topladı. Özel bir laboratuvara inceletti.

İddiaya göre, 55 tanınmış firmadan sadece 14’ünün suyu temiz çıktı. Geri kalan 41 suda başta “koliform” yani dışkı yoluyla bulaşan bakteriler olmak üzere insan sağlığına zararlı maddeler bulundu.

İddialar üzerine Sağlık Bakanlığı da harekete geçti. Bakanlık televizyon kanalından, o firmaların isimlerini ve test sonuçlarını en geç pazartesi gününe kadar göndermesini bekliyor.

Gelen sonuçlar mercek altına alınacak. Numunelerin toplanma biçimi ve testlerin hangi şartlarda yapıldığına bakılacak. Ama bununla da yetinilmeyecek…

Bakanlık, “pis” çıktığı iddia edilen suların tanınmış markaların taklidi olabileceği ihtimalini de göz önünde bulundurarak, adı geçen firmaların dolum tesislerinden numuneler alıp suları kendi laboratuvarlarında testlerden geçirecek.

Peki ya sular Bakanlık testlerinden de geçemezse ne olacak? İşte o zaman yaptırımlar devreye girecek… Mevcut mevzuata göre, kirli seriyi toplatma, satış durdurma veya en az 10 bin lira para cezası gündeme gelecek… Bakanlık, firma isimlerinin deşifre edilmesine şimdilik sıcak bakmıyor.

bakanlık yetkilileri, kaynak suların özel durumlar dışında da rutin olarak bakanlık denetiminde olduğunu, denetim sıklığının üretilen su miktarına göre değiştiğine dikkat çekti.

Buna göre, örneğin günde 60 ton kaynak su üreten firma ayda bir denetlenirken, günde 100 ton kaynak su üreten firma 15 günde bir denetime tabi tutuluyor. Denetim işlemleri sırasında tesisteki laboratuvarlar koşulları ve numuneler inceleniyor.

[Facebook] [Twitter] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]

Posted in Haberler ve Yazılar0 Comments

Temmuz 2021
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Döviz Kurları

Hava Durumu

Hava, 29 Mayıs
Antalya’deki Hava Durumu
+18

Yük.: +26° Düş.: +16°

Nem: 72%

Rüzgar: ESE - 11 KPH

İstanbul’deki Hava Durumu
+17

Yük.: +21° Düş.: +16°

Nem: 87%

Rüzgar: SW - 10 KPH

İzmir’deki Hava Durumu
+14

Yük.: +27° Düş.: +17°

Nem: 93%

Rüzgar: SSW - 6 KPH

Ankara’deki Hava Durumu
+13

Yük.: +22° Düş.: +8°

Nem: 81%

Rüzgar: WNW - 14 KPH

Vizyon